Deloitte Dünya Ekonomisinin Durumunu Değerlendirdi

2 Eylül 2010 Perşembe  15:15

Deloitte, Küresel Ekonomik Görünüm 2010 (Global Economic Outlook 2010) raporunun üçüncü çeyrek sayısını yayımladı. Bu sayıda, dünya ekonomisindeki toparlanma süreci kapsamlı bir şekilde gözden geçiriliyor. Yapılan değerlendirmede, küresel ekonominin toparlanma süreci yaşadığı, ancak gelişmiş ekonomilerdeki büyümenin ne kadar güçlü olduğu konusunun henüz netleşmediği vurgulanıyor.
Küresel Ekonomik Görünüm 2010'da yapılan değerlendirmelerin, dünya ekonomisinin son durumunu ayrıntılı bir şekilde analiz ettiğini kaydeden Deloitte Türkiye Yönetici Ortağı Hüseyin Gürer, şunları söyledi: "Yaşanan küresel ekonomik durgunluğun ardından dünya ekonomisinin iyileşme süreci devam ediyor ancak bu sürecin etkileri her ekonomide farklı biçimlerde hissediliyor. Bazı önemli ekonomiler ise özellikle risk altında. Dünya ekonomisinin yaralarını sarmaya çalıştığı bu kritik dönemde raporumuzun, Türkiye'deki kuruluşların içinde bulundukları küresel ekonomik koşulları daha net görmelerine ve doğru kararlar almalarına yardımcı olacağına inanıyorum."
ABD'de son açıklanan istihdam ve konut rakamlarının hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan Küresel Ekonomik Görünüm raporu, buna rağmen bu ülkede büyümenin süreceğini, istihdam rakamlarında ve enflasyon oranında iyileşme beklendiğini, tüketici güveninin arttığını vurguladı.
Ekonomik toparlanma sürecinin nasıl gerçekleşeceği konusunda ABD ile Avrupa arasında görüş ayrılığı bulunduğuna dikkat çeken Deloitte Türkiye Yönetici Ortağı Hüseyin Gürer sözlerine şöyle devam etti: "ABD, ekonomiyi canlandırıcı politikalar uygularken, başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ise öncelikle bütçe açığının azaltılmasına odaklanıyorlar. Uzmanlarımız, Yunanistan, Portekiz gibi küçük ekonomilerde bütçe açığına odaklanmanın doğru olabileceğini, buna karşılık daha büyük ölçekli ekonomilerde bütçe açığına öncelik veren veya vermeyen politikalar konusunda geçmişte hem olumlu hem de olumsuz örnekler bulunduğuna dikkat çekiyorlar. Hangi uygulamanın daha doğru olduğunu büyük ölçüde zaman gösterecek."
Raporda, dünyanın en dinamik ekonomilerinden birine sahip olan Çin'in hızla büyüdüğüne değinilirken, enflasyon, konut fiyatları, işçi eylemleri ve döviz kuru politikaları gibi parametrelere bakıldığında ise, bu büyümenin sürekliliğinin risk altında olduğu ifade ediliyor.
Gelişmekte olan ülkelerden bir diğeri Brezilya'da ise enflasyon hedeflenenin üzerinde gerçekleşirken, tüketici talebinin ivme kazandırdığı bir büyüme yaşanıyor. Raporda bu durumun ise, ekonominin fazla ısınması ve sonuç olarak büyümenin sürdürülemeyeceği yolundaki kaygıları da akla getirdiği belirtiliyor.
Son aylarda Rusya'nın ekonomisinde, iç talebin ve emtia ihracatı için dış talebin artması nedeni ile hareketlilik görülüyor. Raporda, Rusya'nın özellikle enerji sektörüne fazla bağımlı olması makroekonomik bir risk olarak nitelendiriliyor ve uzun vadeli beklentilerde sorun çıkarabileceği vurgulanıyor.
Japonya ekonomisi beklenenden daha hızlı gelişiyor ancak ihracata güvenilmesi ve iç talebin az olması büyümenin sürekliliğinin sağlanamayabileceğini gösteriyor.
İş dünyasında ciddi bir güven kaybının yaşandığı İngiltere, devlet ve tüketicinin sürüklediği bir büyüme modelinden, ihracat, sermaye harcaması ve endüstriyel üretime dayanan bir modele geçiş yapıyor. Avrupa Birliği'nin güçlendirmeye çalıştığı mali disiplin İngiltere ekonomisinin iyileşme sürecini yavaşlatabilir.
Üretim, madencilik ve tarımda tahmin edilenden daha fazla büyüme görülen Hindistan'da ise ekonominin kaderi mason yağmurlarına bağlı bulunuyor. Ülkenin ulusal gelirinin yüzde 15'ini oluşturan tarım sektörü, yağmurların tahmin edilenden az olması sonucunda tehlikeye girme ve yüksek enflasyona yol açma riskini taşıyor.



Sayfa Adresi: http://byturco.com/haber/Deloitte-Dunya-Ekonomisinin-Durumunu-Degerlendirdi/344384