Atalay ve Küçük'ten Basın Toplantısı

29 Nisan 2013 Pazartesi  18:55

“KKTC’de İşgücü Piyasasının Analizi”, “KKTC Devletinde Fonksiyonel-Kurumsal Gözden Geçirme Projesi”, “KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı” ile “KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Arasındaki Ticaret Kaymasının Analizi ve Kuzey İçin Politika Önerileri Ortak Projesi” nin sonuçları basına da dağıtıldı.
“KKTC DEVLETİNDE FONKSİYONEL-KURUMSAL GÖZDEN GEÇİRME PROJESİ”
KKTC Devletinde Fonksiyonel-Kurumsal Gözden Geçirme Projesi analiz sonuçlarına göre, KKTC Kamu Yönetimi’nin en temel eksikliği devletin merkezinde politika oluşturacak, öncelikleri belirleyecek, oluşturulan politikaların uygulanmasını koordine edecek, izleyecek ve denetleyecek bir kapasitenin olmayışı.
Analiz sonuçlarına göre; bakanlıklarda bir kapasite birikimi olmamakta, en fazla daire düzeyinde bir kurumsal hafıza oluşmakta. Ancak KKTC kamu personeli kıyaslanabilir ülkelere göre, gerek personel sayısı gerekse ücretler açısından dezavantajlı bir konumda değil.
Kamu maliyesi, toplanan gelirlerle cari harcamaları karşılamaktan uzak ve bütçenin kapsamı dar, mali yönetim araçları yetersiz.
KKTC vatandaşlarının çoğunu ilgilendiren kamu hizmetlerinde kapsam dar, erişim problemli, kalite düşük. Bütün bunların sonucu olarak vatandaşın kamu yönetimine ve siyasi kadrolara güveni oldukça düşüktür.
Rapora göre, Reformun birinci önceliği devletin merkezinde bir yönetim kapasitesi oluşturmak. Mali yönetim reformuna ise öncelikle bütçenin kapsamı genişletilerek başlanmalı.
KİT’lerin çıkartılacak bir çerçeve mevzuat çerçevesinde, etkin, profesyonel, şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde işletilmesi sağlanmalı; Personel reformu, kamu yönetimi reformunun ayrılmaz bir parçası olmalı.
Kamu hizmetlerinin her alanında yaygın olarak iyileştirmelere gidilmeli, sağlık ve sosyal güvenlikte hizmette adalet ve eşitlik sağlanmalı, erişim ve hizmet kalitesi artırılmalı.
Telekomünikasyon ve ulaştırma gibi hizmetlerde kamunun görevleri ve örgütlenmesi yeniden yapılanmalı; Telekomünikasyon dairesi şirketleşmeli, rekabet sağlanmalı. Güvenlik ve sivil savunma hizmetlerinde sivilleşme ve etkinlik artırılmalı.
Rapora göre, bu ölçekte bir reform programının stratejik bir bakış açısıyla tasarlanması, reform yönetimine ilişkin ayrı bir kurumsal yapı oluşturulması ve etkin bir iletişim politikası ile kamuoyu desteği sağlanması gerekmekte.
“KKTC YÜKSEKÖĞRETİM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI”
KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı analiz raporunda ise, KKTC’nin lokomotif sektörlerinin başında gelen yüksek öğrenim sektörünün rekabetçi sürdürülebilirliğe kavuşması ve bu sayede ülkenin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına katkı sağlaması için 2023 yılına kadar izlenecek strateji ve eylem planı önerisi ortaya konuluyor.
Rapora göre, yüksek öğrenim sektörü, ülkeye sağladığı ekonomik katkı ve diğer sektörlerle olan yakın ilişkisinden dolayı KKTC ekonomisinde son derece stratejik bir konuma sahip. Sektörün sürdürülebilirliği, Türkiye’den gelen öğrencilere olan bağımlılığın azaltılmasına ve 3. ülkelerden gelen öğrenci sayısının artırılmasına bağlı.
Strateji, KKTC’deki mevcut turizm türlerinin yerini katma değeri yüksek turizm türlerine bırakılması ve eğitimin farklı türleri için yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilip sunulması gerektiği gerçeğini gözetmekte, KKTC’nin yüksek öğrenim ve turizm sektörlerinin tüm paydaşları ve toplumuyla birlikte “tek bir kampüs” şeklinde ele alınmasını ve geliştirilmesini zorunlu kılmakta.
Raporda, KKTC’nin yüksek öğrenim vizyonu şu şekilde tanımlandı:
 
“KKTC, 2023 yılında rekabetçi bir yüksek öğrenim ve eğitim turizmi sektörü sayesinde uluslararası öğrenciler ve araştırmacılar için bir cazibe merkezi haline gelecek ve sektörün yaratacağı ekonomik performansla küresel bir başarı öyküsüne dönüşecek.
 
KKTC yüksek öğrenim sektörünün mevcut durumu, dünyadaki trendler ve ulaşılması arzu edilen vizyondan hareketle belirlenen stratejik amaçlar şunlardır.
 
Yüksek öğrenim ve eğitim turizminde uluslararası rekabet gücüne sahip sürdürülebilir bir marka haline gelinmesi; ülkenin uluslararası yüksek öğrenim pazarından aldığı payın artırılması ve eğitim turizmiyle yeni pazarlara açılması; sektörün ülke ekonomisine ve kalkınma sürecine yaptığı katkının azami düzeye çıkarılması.
 
KKTC yüksek öğrenim sektörü ve eğitim turizminin gelişimi için belirlenmiş olan “Stratejik Atılım alanları” ise şunlar:
 
“-Politik liderlik, sahiplenme, ulusal mutabakat ve etkin yönetimin sağlanması
 
 
 
-Müşteri memnuniyetinin sağlanması ve sürekli olarak artırılması
 
 
 
-Sektörün uluslararası rekabet gücünün ve çekiciliğinin artırılması, imajının güçlendirilmesi
 
 
 
-Uluslararası eğitim ürün ve hizmet çeşitliliğinin sağlanması
 
 
 
-Uluslararası sektör markasının oluşturulması; tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi
 
 
 
-Sektörün performans, etkinlik ve verimliliğinin izlenmesi ve değerlendirilmesi.”
 
“KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ İLE GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ ARASINDAKİ TİCARET KAYMASININ ANALİZİ VE KUZEY İÇİN POLİTİKA ÖNERİLERİ” ORTAK PROJESİ
 
KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Arasındaki Ticaret Kaymasının Analizi ve Kuzey İçin Politika Önerileri Ortak Projesi ön tespitlerine göre, Güney-Kuzey arası kişisel mal ve hizmet ticaretinin, Güney lehine bir sonuç doğurduğunu ortaya koymakta.
 
Araştırma bulgularına göre, Kuzey’dekiler, Güney’in ticari anlamda aşağıdaki noktalarda daha üstün oldukları değerlendirmesini yapmak eğilimi içinde;
 
“Çok amaçlı Alışveriş Merkezlerinin Varlığı; Güney’in Genel Olarak Daha Ucuz Olması; Ürün Çeşitliliği; Hizmet Sektörünün Daha Gelişmiş Olması; Satın Alınan Ürünlerin Daha Kaliteli Olması; Mal ve Hizmetlere Duyulan Güven.”
 
Güney Kıbrıs tüketicilerine göre ise Kuzey’in avantajlı yanları olarak şunlar belirtildi;
 
“Taklit Ürünler; Doğal ve Tarihi Güzellikler; Gazinolar; Tekstil Ürünleri; Alkollü İçecekler ve Sigara.”
 
Paydaş grupları ile yapılan değerlendirmelerde ise ticaret avantajının Güney’e kaymasının nedenleri arasında şu hususlar ön planda görülmekte ve gösterilmekte;
 
“Çok amaçlı AVM’lerin Olmaması; KKTC’nin Ucuzlatılması; Fiyat Dışı Faktörlerin Önemi (Kuzey’de olmayan bazı marka malların Güney’de olması, mağazalardaki düzen, temizlik, park yeri imkanları, modern görüntü, fiziksel çekicilik ve müşteriye davranış gibi); Düşük Kalite ve Güven Algılaması; KKTC’nin Avantajlı Olduğu Ürünlerde Sürdürülebilirlik Sorunu (taklit ürünlerin negatif imaj yaratması, doğal ve tarihi güzelliklerin avantajlarının optimal düzeyde kullanılamadığı, tanıtım ve pazarlama sorunları gibi); Güney Kıbrıs Tüketicilerinin Psikolojik Yapısı (Güney Kıbrıs’ın Avrupa’nın en yoğun ‘Milliyetçi’ ülkeleri arasında olduğu ve bunun tüketici davranışı ve seçimini etkileyebilecek boyutta olabilmesi gibi)”
 
Araştırma bulguları ve karşılaştırılmalı maliyet analizleri Güney’e kaymanın önemli bir nedeni olarak gösterilen Güney’de fiyatların daha düşük olduğu değerlendirmesini destekleyici bir sonuç üretmemiş ve genellemenin yanlış olacağını ortaya koymuş. Bu çerçevede yapılan kapsamlı bir karşılaştırma sonucunda toplam 36 ürün KKTC’de daha ucuz, 24 ürün ise Güney’de daha ucuz olarak tespit edildi.
 
Rapora göre, 7 temel alan olarak seçilen karşılaştırma veri tabanına Temel Tüketim Ürünleri (Marka), Süt ve Süt Ürünleri, Sebze-Meyve, Diğer gıda ürünleri, Alkollü İçecekler, Akaryakıt ve Elektronik Eşyalar dahil edildi. Bu temel alanlar içine yerleştirilen bir dizi ürünün fiyatları karşılaştırıldı.
 
Araştırmanın belirlediği bazı ithal ürünlerin Güney Kıbrıs’taki aynı ürünlerden ortalama daha yüksek fiyatta olmasının nedenleri arasında, uygulanan fonların, yüksek gümrük vergilerinin, yüksek taşıma maliyetlerinin ve özellikle de tekel piyasanın hüküm sürdüğü birtakım ürünlerde kar marjlarının yüksek olmasının önemli rol oynadığını göstermekte.
 
Güney Kıbrıs’ın özellikle elektronik eşyada, yedek parça gibi ara mal ve ürünlerde, alkollü içeceklerde belirgin bir fiyat avantajına sahip olduğu görülmekte.
 
Başka bir deyişle Kuzey-Güney fiyat karşılaştırmasında KKTC’nin pek çok üründe ucuz olduğu ortaya çıkarılmış olsa da, anket sonuçları KKTC tüketicisinin Güney’in daha ucuz olduğu algısının devam ettiğini göstermekte. Güney’deki mağazaların yaptığı tanıtımın daha etkili olduğu, Kuzey tüketicisi tarafından elektronik eşya ve yedek parça gibi ithal ürün gruplarındaki fiyat farklarının dikkate alınarak genellemeler yapılması, Güney’de fiyatlandırma politikalarının belirli dönemlerde belirli ürünlerde indirimler yapılması yoluyla genel bir ucuzluk algısı yaratıyor olması gibi nedenler bu durumu açıklamak için kullanılıyor.
 
Rapora göre, değerlendirmeler ışığında projede geliştirilen temel politika alanları, amaç ve hedeflerin şöylece özetlenmesi mümkün;
 
“Çok amaçlı AVM ve/veya AVS’lerin kurulması; KKTC’nin ucuzlatılması (Marka ürünler, elektronik eşya ve yedek parça gibi ürünlerdeki fiyat farklılıklarının aşağı çekilmesi, bu çerçevede Stopaj, KDV, Navlun, Gümrük Vergisi Fon gibi faktörlerin dikkatle değerlendirilmesi gereği); Ticari Ürünlere Olan Tüketici Güveninin Sağlanması; Mağaza Hizmet Kalitesinin Yükseltilmesi; Doğal ve Tarihi Güzelliklerin Sunumunun Etkinleştirilmesi; İki Toplum Arasında Güven Artırıcı ve Ticareti Geliştirici Politikaların Geliştirilmesi; Gümrük Denetimlerinin Etkinliğinin Artırılması; Kurumsallaşma Gereği”
 
KKTC’DE İŞ GÜCÜ PİYASASININ ANALİZİ
 
“KKTC’de İş gücü Piyasası’nın Analizi”ne göre de, KKTC iş gücü piyasası analizi çalışmasının temel hedefi, KKTC iş gücü piyasasının etkin hale getirilmesinde sorunların tespiti ve tespit edilen sorunlara yönelik politika önerilerinin kurgulanması.
 
Mevcut durum analizinin sorun alanı olarak tespit ettiği en önemli durum kamu istihdamının iş gücü piyasasını parçalı hale getirdiği. Kamu istihdamının genişliği sorunu, çok boyutlu ve iş gücü piyasası dışında da etkileri olan makro ekonomik bir sorun. Bu nedenle kamu istihdamının sınırlandırılması KKTC için hayati önemde.
 
KKTC iş gücü piyasasının önemli bir diğer sorunu ise iş gücü piyasasının kurumsal yapısının yetersizliği. KKTC iş gücü piyasasındaki yapısal işsizliğin önlenmesi için beceri envanteri uygulaması, işveren temelli ayrımcılığın önlenmesi için çalışan teşvik programlarının izlenmesi, ikinci şans eğitimleri ile iş gücünün iş gücü piyasasının gerektirdiği beceri setine sahip olmasının sağlanması gibi önlemler dizayn edildi.
 
KKTC iş gücü piyasasında özel sektör dinamiklerinin etkin hale getirilmesi için ise öncelikle ekonomide kamunun ağırlığının kademeli olarak azaltılması ve KKTC’nin güçlü yönlerine dayanan ulaştırma ve bankacılık sektörü odaklı bir gelecek stratejisinin oluşturulması gerekmekte.
 
Rapora göre, KKTC’nin yüksek nitelik ve eğitim düzeyine sahip iş gücünün istihdam edilebileceği tekno-parkların ve bilişim sektörü yatırımlarının gerçekleştirilmesi, hem etkin bir ekonomik yapının oluşmasını sağlayacak, hem de atıl bir insan kaynağı oluşmasını, eksik istihdam olgusunun ortaya çıkmasını ve bunun beyin göçü ile sonuçlanan olumsuz sonuçlarını ortadan kaldıracak.
 
Bu kapsamda Türkiye’nin sanayi ve üretim stratejisinin belirli ölçüde KKTC’yi de içine alacak şekilde genişletilmesi ve özellikle ar-ge çalışmalarının adadaki altyapı eksikliklerinin giderilmesi sonrası belirli ölçüde KKTC insan hakları kullanılarak gerçekleştirilmesi birçok açıdan olumlu sonuçlar doğurabilecek.
 
Çalışma içerisinde kullanılan “politika döngüsü” yaklaşımının öngördüğü üzere bu çalışma çerçevesinde kurgulanan politikalar başka sorun alanları oluşturabilir ve oluşan yeni sorun alanlarının çözümüne yönelik yine hedefi etkin işleyen bir iş gücü piyasası olan önlemler almak gerekebilir. Bu kapsamda tüm sosyal tarafların içinde olduğu, KKTC özelinde hedefe yönelik sonuçlar üretmesi beklenen iş gücü piyasası analizi çalışması önemli bir ilk adım olarak değerlendirilmeli.
 



Sayfa Adresi: http://byturco.com/haber/Atalay-ve-Kucuk-ten-Basin-Toplantisi/381172