CTP: Türkiye'den Gelen Suyun Fiyatı Mümkün Olduğunca Düşürülmeli

29 Mayıs 2016 Pazar  11:50

CTP, hükümete; su yönetiminin en kısa zamanda tamamen Kıbrıs Türk halkı tarafından üstlenilebilmesi için de geçiş döneminin en erken zamanda son bulmasını sağlayacak şekilde davranılması çağrısında bulundu.
 
CTP yazılı açıklama yaparak, su konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
 
CTP, süreç boyunca Kıbrıs Türk halkının yönetim erkinin zayıflatılmaması ve halkın Türkiye’den tedarik edilen suyu en nitelikli ve en makul fiyatlarla kullanabilmesi konularında hassasiyet gösterdiğini kaydetti.
 
CTP, ayrıca belediyelerin, gerek yeni sisteme katılımları konusunda Anayasal ve yasal çerçevedeki demokratik tercih hakkının korunması, gerekse mali yönden daha da zor duruma düşürülmemeleri noktalarında da ısrarcı olduğunu vurguladı.
 
CTP, su hizmetleri gibi temel bir konuda her zaman toplumun konuya duyarlı tüm kesimleriyle birlikte çalışma ve ortak kararlar üretme konusunda kararlılık sergilediğini belirterek, bu kapsamda geçiş döneminde belediyelerin depolarına taşınacak suyun fiyatına ilişkin olarak gerek Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin gerekse Belediyeler Birliği’nin ürettiği raporlara derin saygı duyduğunu kaydetti.
 
Söz konusu raporlardaki fiyat önerileri ile hükümetin imzaladığı protokolde belirlenen fiyat arasında çok ciddi bir fark oluştuğunu savunan CTP, bundan duyduğu kaygıları dile getirdi.
 
Bu ve benzeri kaygıların ortadan kaldırılabilmesi için Meclis çatısı altında hükümete yöneltilen soruların “geçiştirildiğini ve henüz cevaplandırılmadığını” ifade eden CTP, açıklamasına şöyle devam etti:
 
“Bize göre 2,3 TL / Ton şeklinde belirlenen fiyatın bileşenlerinin şeffaf bir şekilde hükümet tarafından kamuoyu ile paylaşılması şarttır ve fiyatın mümkün olduğunca düşürülmesi konusundaki ısrarımız sürmektedir.
 
Dünyada su işletmelerinin kayıp kaçak oranının ortalama yaklaşık yüzde 20 civarlarında olduğundan hareketle ve belediyelerin depolarına taşınacak su miktarı ile belediyelerin abonelerine satışını gerçekleştireceği toplam su miktarı arasındaki farkı ortadan kaldırmak maksadıyla da, özellikle geçiş döneminde, bir sübvansiyon uygulamasına ihtiyaç olduğu ortadadır.
 
CTP, özellikle geçiş döneminde, kamu maliyesinin, bütçede konuyla ilgili olarak ayrılan kalemden belediyelerin ödeyeceği su faturalarını desteklemesi ve kayıp kaçağın bu süreç içerisinde kademeli olarak azaltılması amacıyla belediyelere katkı yapılması gereğinin altını çizmektedir.”
 
CTP, hükümetin ülkede tek tarife sistemi uygulanması gereğinden hareketle, siyasi sorumluluğu üstlenerek, perakende satış fiyatını da belirlemesinin ve belediyeler tarafından imzalanacak “Abonelik Sözleşmesi”nde bu fiyata da yer verilmesinin gerekli olduğunu işaret etti.
 
CTP, su yönetiminin en kısa zamanda tamamen Kıbrıs Türk halkı tarafından üstlenilebilmesi ve belediyelerin olası mali zorluklardan daha kısa bir süre için etkilenmesinin sağlanması düşüncesiyle hükümete; geçiş döneminin “geçici” bir süreyi işaret ettiğini hatırlattı ve bu dönemin en erken zamanda son bulmasını sağlayacak şekilde davranılması çağrısında bulundu.
 
CTP, istihdam edilen personelin sayısının ihtiyaç doğrultusunda artırılması gerektiğini de belirterek, hükümete; geçiş dönemi ve sonrasına yönelik sıkıntıları giderecek şu önerilerde bulundu:
 
“2,3 TL / Ton şeklinde belirlenen fiyata ilişkin kaygıların ortadan kaldırılması,
 
Geçiş döneminde belediyelerin merkezi hükümet tarafından desteklenip desteklenmeyeceği konusunun açıklığa kavuşturulması,
 
Perakende satış fiyatına ilişkin muğlaklığın ortadan kaldırılması,
 
Yönetim erkimizin sulandırılacağına ilişkin kaygıların giderilmesi gerekmektedir.”
 
CTP, kaygıların ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması ve halkın siyasetten beklentileri doğrultusunda sorunların değil kaliteli hizmetlerin gündemde yer bulabilmesi için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğini de vurguladı.
 



Sayfa Adresi: http://byturco.com/haber/CTP-Turkiye-den-Gelen-Suyun-Fiyati-Mumkun-Oldugunca-Dusurulmeli/402253