“Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı” Priştine ve Prizren’den Geçti

6 Mayıs 2018 Pazar  13:51

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından düzenlenen “Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı”nın 6. günü Priştine ve Prizren’de ziyaretler ve program ile tamamlandı.

Kervan yolcu
Prizren Yunus Emre Merkezi’nde saat 18.00’da Suzi Çelebi Edebiyat Faslı ve Mehmed Âkif konulu panel başladı. Sunuculuğunu Cihat Zafer'in yaptığı programın açılışında TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Mehmed Âkif’in vatanında olmaktan memnun olduklarını, İstiklâl Şairi Âkif’in Safahat’ını daha iyi anlamak için mübarek yerlerde ecdadın izinden gidiyoruz diyerek TYB’nin 40. Yılı dolayısıyla yapılan faaliyetlerden söz etti. Arıcan, diplomasi yolunu aşarak kültür üzerinden kültürel işbirliğini ve bir arada yaşama özelliklerini sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.
Arıcan’ın selamlama konuşmasının ardından Türkiye Yazarlar Birliği’nin 40. yılı belgeseli gösterildi.ları sabah saatlerinde Üsküp’ten ayrılıp Kosova’ya giriş yaptı. Önce Şehit Sultan Murat Hüdavendigar Türbesi’nde Yasin-i Şerif okunarak dualar edildi. Kosova’nın Başkenti Priştine’de Fatih Camii ve Yaşar Paşa Camii gibi Osmanlı eserleri ziyaret edildi.
Daha sonra Prizren’e geçen Kervan, şehrin tarihî yerlerini dolaşarak Halveti Tekkesi, Bayraklı Camii, Medrese, Sinan Paşa Camii’ni gezdi.
TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan konuşmasında Yahya Kemal ve Suzi Çelebi’den
Oturum Başkanı Hacı Ömer Özden, Mehmed Âkif’in fikir ve aksiyon insanı olarak millî mücadelede yer aldığını, mütefekkir ve şair olduğunu söyleyerek paneli başlattı.
İlk sözü alan Caner Arabacı, “Âkif’in doğduğu topraklarda bulunuyoruz Kosova-Türkiye, Türkiye-Kosova’dır” diyerek Akif’in doğduğundan beri savaşın içinde bulunduğunu, İslâm dünyası çığlığı olduğunu söyledi. Âkif’in millî şair özelliğinin İstiklâl Marşı’ndan önce kazandığını belirten Arabacı, Balkan savaşlarında millî şair dendiğini, bugünkü şair ve yazarlara Âkif samimiyetinde yeniden dirilişi şiir ve yazıyla aktarmalarını temenni edip buna dünyanın ihtiyacı olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı.
Panelin diğer konuşmacısı Mustafa Özçelik safahat üzerinden Mehmed Âkif’i anlama konulu konuşmasında buraya üçüncü defa geldiğini bunun için şükrettiğini ifade etti. Safahat herhangi bir şiir kitabı değildir, o kıyamete kadar yaşayacaktır diyen Özçelik, “Tarih kitapları yok olsa yakın tarihi anlamak için Safahat bize yeter. Safahat şiire o kadar misyon yüklüyor ki onu sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. An geliyor roman gibi an geliyor hikâye gibi tiyatro eseri gibi yer yer fikir kitabı olarak görülüyor. Âkif isteseydi şiir için gölgeler kitabında yer alan şiirlerini baştan yazabilirdi.” diyerek sözlerini noktaladı.
Panelin ardından Suzi Çelebi Edebiyat Faslına geçildi. İlk konuşmacı Abdullah Harmancı, Kervanda bir grup hikâyeci olduğunu ve kendi hikâyelerini yazdıklarını, 10 yıllık arkadaşı Hüseyin Mehmet’le Gümülcine’de karşılaşmış olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türk ve İslâm dünyasından yazar ve şairlerin birbirlerini tanımadığından bahseden Harmancı hikâyesinden bir bölümü dinleyicilerle paylaştı.
Faruk Uysal, daha önce TİKA görevlisi olarak burada bulunduğunu söz edip şiirini okudu. Daha sonra Mehmet Kurtoğlu şiirini okudu. Mehmet Tuğrul, Selanik vakıflarıyla ilgili akademik çalışmalarından söz ederek Şehit Sultan Hüdavendigar’ın duasını okudu. Rahman Ademi de türkü metni okudu.
Daha sonra söz alan Jeton Kelmendi, İpekli olduğunu orada da Yunus Emre Enstitüsü’nün bir merkezinin bulunduğunu söyleyerek şiirinden bir bölümü okudu. Şair Miftar Acemi, Türkçe konuşamadığı için özür diledi ve şiirini paylaştı. Ardından Taner Güçlütürk, Edin Kude, İskender Muzbeg şiirlerini okudular.
Şiir faslının sonunda Raif Virmica ve arkadaşları Prizren mahallî türkülerini çalıp söylediler. Ardından tüm katılımcılar TYB'nin 40 yıl fotoğrafları ve afişleri sergisini gezdi.
Programda Prizren’den Başkonsolos Sayın Eylem Altunya, Maarif Vakfı Prizren Kolej Müdürü Ali Sedat Arslan, Prizren Yunus Emre Enstitüsü idari memuru Gazmend Kryezic ile katılımcılar yer aldı. 
Geceyi Prizren’de geçirecek olan Kültür Kervanı programın yedinci gününde Arnavutluk’un İşkodra şehrine hareket edecek.bahsederek burada doğan çocuklara büyümeden mahlas verilirmiş, şiir gibi bir coğrafyada bulunuyoruz dedi.
Kosova Türk Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı İskender Muzbeg, Kosova’da Suzi Çelebi’den başlayarak çok sayıda şair ve yazar yetiştiğini ancak derneklerine 35-40 civarında şair ve yazarın üye olduğunu belirterek Türkiye Yazarlar Birliği ve temsilcilerine teşekkür etti.
Açılış konuşmalarından sonra Mehmed Âkif paneline geçildi. Prof. Dr. Caner Arabacı ve Mustafa Özçelik’in konuşmacı olduğu panelin oturum başkanlığını Prof. Dr. Hacı Ömer Özden yaptı
Oturum Başkanı Hacı Ömer Özden, Mehmed Âkif’in fikir ve aksiyon insanı olarak millî mücadelede yer aldığını, mütefekkir ve şair olduğunu söyleyerek paneli başlattı.
İlk sözü alan Caner Arabacı, “Âkif’in doğduğu topraklarda bulunuyoruz Kosova-Türkiye, Türkiye-Kosova’dır” diyerek Akif’in doğduğundan beri savaşın içinde bulunduğunu, İslâm dünyası çığlığı olduğunu söyledi. Âkif’in millî şair özelliğinin İstiklâl Marşı’ndan önce kazandığını belirten Arabacı, Balkan savaşlarında millî şair dendiğini, bugünkü şair ve yazarlara Âkif samimiyetinde yeniden dirilişi şiir ve yazıyla aktarmalarını temenni edip buna dünyanın ihtiyacı olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı.
Panelin diğer konuşmacısı Mustafa Özçelik safahat üzerinden Mehmed Âkif’i anlama konulu konuşmasında buraya üçüncü defa geldiğini bunun için şükrettiğini ifade etti. Safahat herhangi bir şiir kitabı değildir, o kıyamete kadar yaşayacaktır diyen Özçelik, “Tarih kitapları yok olsa yakın tarihi anlamak için Safahat bize yeter. Safahat şiire o kadar misyon yüklüyor ki onu sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. An geliyor roman gibi an geliyor hikâye gibi tiyatro eseri gibi yer yer fikir kitabı olarak görülüyor. Âkif isteseydi şiir için gölgeler kitabında yer alan şiirlerini baştan yazabilirdi.” diyerek sözlerini noktaladı.
Panelin ardından Suzi Çelebi Edebiyat Faslına geçildi. İlk konuşmacı Abdullah Harmancı, Kervanda bir grup hikâyeci olduğunu ve kendi hikâyelerini yazdıklarını, 10 yıllık arkadaşı Hüseyin Mehmet’le Gümülcine’de karşılaşmış olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türk ve İslâm dünyasından yazar ve şairlerin birbirlerini tanımadığından bahseden Harmancı hikâyesinden bir bölümü dinleyicilerle paylaştı.
Faruk Uysal, daha önce TİKA görevlisi olarak burada bulunduğunu söz edip şiirini okudu. Daha sonra Mehmet Kurtoğlu şiirini okudu. Mehmet Tuğrul, Selanik vakıflarıyla ilgili akademik çalışmalarından söz ederek Şehit Sultan Hüdavendigar’ın duasını okudu. Rahman Ademi de türkü metni okudu.
Daha sonra söz alan Jeton Kelmendi, İpekli olduğunu orada da Yunus Emre Enstitüsü’nün bir merkezinin bulunduğunu söyleyerek şiirinden bir bölümü okudu. Şair Miftar Acemi, Türkçe konuşamadığı için özür diledi ve şiirini paylaştı. Ardından Taner Güçlütürk, Edin Kude, İskender Muzbeg şiirlerini okudular.
Şiir faslının sonunda Raif Virmica ve arkadaşları Prizren mahallî türkülerini çalıp söylediler. Ardından tüm katılımcılar TYB'nin 40 yıl fotoğrafları ve afişleri sergisini gezdi.
Programda Prizren’den Başkonsolos Sayın Eylem Altunya, Maarif Vakfı Prizren Kolej Müdürü Ali Sedat Arslan, Prizren Yunus Emre Enstitüsü idari memuru Gazmend Kryezic ile katılımcılar yer aldı. 
Geceyi Prizren’de geçiren  olan Kültür Kervanı programın yedinci gününde Arnavutluk’un İşkodra şehrine geçti.



Sayfa Adresi: http://byturco.com/haber/Edirne-den-Mostar-a-Kultur-Kervani-Pristine-ve-Prizren-den-Gecti/411486