![]() |
Soyer, Türkiye’deki Anayasa değişikliği ve buna ilişkin referandum gerçekleştirildiğine işaret ederek, Türkiye halkının bu demokratik süreci önemli bir başarıyla geçirdiğini ve Türkiye demokrasisinde önemli bir aşama olduğunu söyledi.Bu demokratik süreci yaşayan Türkiye’yi takdir ettiklerini belirten Soyer, Türkiye’de referandum süresince iktidardaki AKP ve ana muhalefetteki CHP arasında oldukça sert siyasi tartışmalar yaşandığını kaydederek, ancak seçimden sonra iki liderin yaptıkları açıklamalarda diyalog yolunu açmaya çalışan güzel mesajlar verdiklerini ifade etti.
Buna karşın KKTC’de iktidardaki UBP’nin, ana muhalefet CTP-BG’ye “bitmeyen bir kin ve öfkeyle saldırdığını” savunan Soyer, son yerel seçimlerde belediye meclislerinde sonuçlar dengede çıkan belediyelerde, örneğin Gönyeli’de, UBP’li belediye meclis üyelerinin, toplantılara katılmayarak belediye meclisini boykot ettiklerini ve belediyelerin işlerini darbelediklerini, demokratik tahammülsüzlük gösterdiklerini ileri sürdü.
UBP’nin iş başına geldikten sonran yüzlerce kişiyi işten çıkardığını belirten Soyer, son olarak SÜTEK’ten 4 kişinin işten çıkarıldığını söyledi.
2003 yılında Başbakan İrsen Küçük Tarım Bakanı iken, “toplam süt üretimi 77 bin tona çıktı” gerekçesiyle kuruma 11 kişiyi istihdam ettiğini ve çalışan sayısının 35’e ulaştığını anlatan Soyer, şu anda süt üretimi 93 bin tona ulaşmışken SÜTEK’te de 34 kişi çalışırken, 4 kişinin tasarruf gerekçesiyle işten çıkarıldığını ve işten çıkarılanların siyasi görüşlerine bakılarak seçildiğini öne sürdü. Soyer, kendilerinin, iktidara geldikten sonra söz konusu 11 kişiye dokunmadıklarını belirtti. Soyer, söz konusu çalışanların, ilgili yasanın aksine, 7 kişilik yönetim kurulunun 6’sının toplantıya katılarak karar alması gerekirken sadece 4 kişinin katılımıyla ve 3’e karşı 1 oyla işten atıldıklarını söyledi. Ferdi Sabit Soyer, bu 3 kişiden birinin Tarım Bakanlığı Müsteşarı, diğerlerinin ise Veteriner Dairesi Müdürü, Ekonomi Bakanlığı temsilcisi olduğunu, tek hayır oyu verenin ise Hayvancılar Birliği Başkanı olduğunu söyledi.
Soyer, söz konusu toplantıya Bakan Zorlu Töre’nin de katıldığını ve “Adam işten çıkartıp tasarruf yapmazsanız Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Büyükelçiliği SÜTEK’i özelleştirecek, kapatacak” diye “yalan söylediğini” savunarak, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı’nı, böyle bir karara gerekçe olarak Türkiye Büyükelçiliği’ni göstererek, bu tavırların Kıbrıs Türkü ile Türkiye’nin arasındaki ilişkileri darbelediğini iddia etti. Soyer, Türkiye Büyükelçiliği’nin de bu konuda açıklama yapması gerektiğini ileri sürdü. Soyer, bu yapılanın yasaya da aykırı olduğunu iddia etti.
KTHY ile ilgili son gelişmelere de değinen Soyer, hükümetin Atlas Jet’le yaptığı anlaşmaya ilişkin hükümetin CTP-BG’ye mecliste talep üzerine verdiği yazılı yanıtı okuyarak, Başbakan’ın ve ilgili Bakan’ın “KTHY 6 ay içinde yeniden uçacak” dediğini belirtti. Soyer, ancak bugün Atlas Jet ile ortaklık konusunda tam bir çıkmaz bulunduğunu, söz konusu şirketin “31 Ekim’de alıp başımı gideceğim” dediğini ifade ederek, “Ortada bir anlaşma varken Atlas Jet nasıl oluyor da çekip gideceğini söylüyor. Bu hükümet gizli kapaklı işler yapmıştır.” dedi.
Soyer, hükümetin “tam bir terminatör” olduğunu savunarak, hükümetin ekonomiyi yıkıma uğrattığını, emekliden ve çalışandan aşırı vergi aldığını, SÜTEK’teki uygulamalar gibi uygulamalar yaptığını, UBP Belediye Meclis üyelerinin meclis çalışmalarına katılmadıklarını söyledi.
Soyer, tüm bunlara karşın, CTP-BG’nin bundan böyle artık komitelerde herhangi bir ilişki biçiminde “kendi kararlarıyla bağlı olacaklarını” belirterek UBP hükümetini şiddetle protesto ettiklerini söyledi.