Cumhuriyet Meclisi’nde “Şehit Cengiz Ratip Kütüphanesi”nde bugün düzenlenen anma töreni, Meclis Başkanlığı Özel Kalem Müdürü Ahmet Muratoğlu’nun Cengiz Ratip’in özgeçmişini okunmasıyla başladı. Tören konuşmalarla devam etti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber ile Cengiz Ratip’in oğlu Birtan Gökeri törende birer konuşma yaptı.
Törene, Sibel Siber’in yanı sıra, milletvekilleri, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği ile Cengiz Ratip’in eşi Hayriye Ratip Gökeri’yle çocukları katıldı.
SİBEL SİBER
Cengiz Ratip’in oğlu Birtan Gökeri’nin “babamın bir mezarı yok, babamın bir mezarına gidemedim” sözlerinden alıntı yaparak konuşmasına başlayan Meclis Başkanı Sibel Siber, “Kayıp olmak, küçücük bir çocuk babasının aniden yok olduğunu görmek, babasının öldüğü söylenen bir çocuk ve babasının mezarına gidememek, üzerinden 50 yıl geçmesidir” dedi.
Durumun, o acı yılları özetlediğini ifade eden Siber, Cengiz Ratip’in eşi Hayriye Ratip Gökeri’nin önünde bir kez daha saygıyla eğilerek, “Dört çocuk en büyüğü 7 yaşında, en küçüğü karnında. Ve bir gün hak etmeyen bir insan, herkesin çok iyi dediği, Türk’ün Rum’un övgüyle söz ettiği bir insan yok oluyor. Bir daha hiçbir haber yok. Kayıp bu demek” ifadelerini kullandı.
Cengiz Ratip’in uzlaşıcı kişiliğine işaret eden Siber, O’nun, etnik kökene bakmadan Türk veya Rum masum insanların öldürülmesine karşı durduğunu hatırlattı. Sibel Siber, Ratip’in birçok konuda iki tarafı uzlaştıran, sevgi dolu bir insan olduğunu söyledi.
Cengiz Ratip’in ülkesinde barış ve huzur olmasını istediğini; hak etmediği bir şekilde pusu kurularak yok edildiğini; geride 4 çocuk, bir anne ve acı dolu yıllar bıraktığını vurgulayan Siber, O’nun hala mezarı olmadığına işaret etti.
Kıbrıslı Türk psikiyatrisi Prof. Dr, Vamık Cemal Volkan’ın “birini kaybettiğinizde onun mezarı varsa veya defnettikten sonra o acınızı bir şekilde tamamlarsınız” sözünü hatırlatan Meclis Başkanı Sibel Siber, “Bu tamamlanmamış bir acı olarak kalır eğer son vazifenizi kaybınıza yapmamışsanız” dedi.
Siber, kayıpların bulunmasının herkesin ve devletin görevi olduğuna dikkat çekerek, herkes gibi ailesi, sevenleri ve sevdiklerinin gidip onu anacakları bir mezarının olması gerekliliğini vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, mezarın bulunması konusunda kendi üzerlerine düşeni yapacağı sözünü vererek, ailesine yeniden başsağlığı dileyerek, şehitleri rahmet ve saygıyla andığını belirtti.
BİRTAN GÖKERİ
Cengiz Ratip’in oğlu Birtan Gökeri ise törende yaptığı konuşmada, Türk Cemaat Meclisi Üyesi Babasının Kıbrıs Türk Toplumu’nu temsilen Baf bölgesinden milletvekili olarak seçildiğini, yaklaşık 50 yıl önce düzenlenen suikast sonucu öldürüldüğünü ifade etti.
Gökeri, babası ve silah arkadaşı Turgut Sıtkı’nın, Kıbrıs’ın Poli kasabasında mağdur olan, evleri yanmış, tutuklanan Kıbrıslı Türkleri kurtarmaya gittiklerini ve bir daha ondan haber alamadıklarını anlattı. Gökeri duygularını şöyle dile getirdi:
“Bu insanlar toplumumuz tarafından bilindi, fakat bence yeterince anlatılamadı, söylenemedi. 45 yıl önce bir toplumun o derece çalışan insanlarının, bugün yaşayan ve bu meclis çatısı altında bulunan milletvekillerimizin haberine yaklaşık 5 yıl önce getirilmiştir. Kıbrıs’ta yaşayan öğrencilerin haberine sokakta yaşayan insanların haberine 5 yıl önce gelmiştir.”
Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen olduğu Kıbrıs’ta, bu insanların can güvenlikleri olmadan canla başla çalıştıklarına vurgu yapan Gökeri, “Daha çok çalışmış olsaydık, bugün biz tezimizi dünyaya savunurken, hatta Kıbrıs Türkleri’nin mağdur olduğunu anlatırken, Kıbrıs Türkleri’nin bir milletvekilinin dahi kaybedildiğini, onları sıkıya sokacak bir şekilde masa başında kullanabilirdik” dedi.
Babasının Kıbrıs Türkü’nün bir ferdi olduğunu, onun gibi Kıbrıs’ta nice canların yitirildiğini ifade eden Birtan Gökeri, insanları milletvekili veya işçi diye ayırmadıklarını, hepsinin aynı zamanda mücadele etmiş insanlar olduklarını kaydetti.
Gökeri, “kendi tarihimize baktığımızda, bu milletvekilinin kendi tarihimizde yer almadığını, değerli arkadaşının yer almadığını gördük. Annem anlatırken abartır mı? Diye de düşündüğüm çok oldu. Ama abartı olmadığını gördüm. Biz bu sıkıntıları 52-53 yıldır babamı göremedim, babamın mezarını göremedim. Bunun sıkıntısını çekmekteyim” dedi.
“Belki benim babamda yaşamış olsaydı, onu defnettiğimizde en azından mezarı olacaktı ve onu ziyaret edebilecektim” diyen Gökeri, 50 yaşına geldiğini ve kutu içinde babasının naşının verileceği günü dört gözle beklediklerini vurguladı.
SEVGÜL ULUDAĞ’A TEŞEKKÜR
Gökeri, Gazeteci, Araştırmacı-Yazar Sevgül Uludağ’a bu olayı, toplumun gündemine taşıdığı için teşekkür etti.
Dönemin Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu ile Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği’ne de Meclis çatısı altında babasının adı verilerek açılan kütüphane için teşekkür eden Gökeri, Geçmiş Meclis Başkanı Hasan Bozer’le milletvekillerine ayrıca teşekkürlerini sundu.
Gökeri konuşmasının sonunda, “ben çocukluğumdan beri nerede babamın adı geçse çok büyük saygı gördüm. Rum tarafında bile Cengiz Ratip’in oğlu olduğunu söylediğimde, söyledikleri tek şey onun öldürülmesi çok büyük bir hataydı diyorlar” dedi.
Babasının, “çok sevilen sayılan bir insan olduğunu”, bu yolda birçok Türk’ün hayatını kurtardığını ifade eden Birtan Gökeri, babasının hümanist bir insan olduğunu, Karaağaç ve Poli bölgesinde sıkıntı içinde bulunan halka ve mücahitlere maddi, manevi her türlü yardımı da yaptığını dile getirdi.
Bütün kayıp şehitlerin en kısa zamanda bulunarak naaşlarının ailelerine teslim edilerek, en azından dua edebilecekleri, ailelerinin kendilerine ulaşabilecekleri bir kabristanlıklarının, mezarlarının olmasının önemli olduğuna vurgulayan Gökeri, Kıbrıs’ta bir daha savaşın olmamasını; hiçbir çocuğun yetim, hiçbir eşin dul ve hiçbir ananın gözünün yaşlı kalmaması temennisinde bulundu.
CENGİZ RATİP KİMDİR...
Katledilen ve hala bir mezarı bulunmayan Cengiz Ratip, 1931 Baf kazasına bağlı Karaağaç köyünde doğdu. Lefkoşa İslam Lisesi Mezunu olup, Limni Maden Şirketi’nde ambar emini olarak çalıştı.
10 Eylül 1961 tarihinde Türk Cemaat Meclisinde milletvekili olarak göreve başladı. 14 Şubat 1964’te kendisine kurulan bir pusu sonucunda Poli’de şehit edildi. Nereye gömüldüğü hala bulunamadı.
Türk Cemaat Meclisi’nin tek şehit Üyesi Cengiz Ratip’in adı 14 Şubat 2009 tarihinde Cumhuriyet Meclisi Kütüphanesine verildi. Ratip, evli ve 4 çocuk babasıydı.