Türkçe En İyi İnternet Gazetesi
Günün Haberleri Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye İletişim Son Dakika Ekle RSS
 
 
ANA SAYFA ANTALYA KKTC TÜRKİYE DÜNYA SPOR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
ANTALYA   17/24 °C
 
 
    Bakan Mevlüt Çavuşoğlunun En Acı Günü  
 
    İrem Kesim Yazdı :Geleceğin İnşası: Adaleti ve Vicdanı Gençlerin Kalbine Ekebilir miyiz?  
 
    Antalya'nın En Kaliteli Zeytinyağları Ödüllendirildi  
 
    İrem Kesim yeni köşe yazısı:Görünmez Kılınan Kadınlar: Mazeretler Altında Bir Adalet İhlali  
   
  İREM KESİM   
​Hak mı Kazanır, Hakkaniyet mi?
18 Nisan 2026 Cumartesi


Dün  akşam, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları tarafından sahneye konulan Kafkas Tebeşir Dairesini izlerken, kendimi bir seyirciden çok, bir sorunun tam ortasında buldum.
Sahne karardığında salondan çıkan kişi artık aynı değildi; çünkü bu oyun, izlenip geçilen bir anlatı değil, insanı düşünmeye zorlayan, hatta yer yer rahatsız eden bir iç yolculuktu.

Girne Amerikan Üniversitesi Hukuk Fakültesi  ekibi  olarak, bu oyuna nazik bir davet üzerine katıldık.
Açıkçası bir tiyatro izlemeye gittiğimizi düşünüyorduk; ancak sahne ilerledikçe, bunun bir sanat etkinliğinden çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Çünkü Brecht’in metni, yalnızca bir hikâye anlatmıyor; hukukun en temel meselelerinden birini, adeta gözlerimizin önünde yeniden kuruyordu.

Sahneye bırakılan bir çocuk… Onu doğuran ile onu büyüten arasında kalan bir hayat… Ve ortasına çizilen bir tebeşir dairesi…

İlk bakışta bir annelik meselesi gibi görünen bu durum, aslında hukukun en eski sorusunu yeniden gündeme getiriyor:
Hak, kime aittir?

Bir hukukcu adayı i olarak zihnimde ilk beliren refleks, bu soruyu pozitif hukuk çerçevesinde çözmek oldu. Soy bağı, doğum, hukuki statü… Ancak oyun ilerledikçe, bu ölçütlerin sahnede yetersiz kaldığını fark ettim. Çünkü hayat, çoğu zaman hukukun öngördüğü kadar net ve düzenli işlemiyor.

Yargıç Azdak sahneye çıktığında, alıştığımız hukuk düzeni adeta yerle bir oldu. Ne usul bildiğimiz gibiydi ne de karar verme süreci. Kuralların dışına çıkan, hatta yer yer keyfî görünen bir yargılama vardı. Ama bütün bu düzensizliğin içinde ortaya çıkan sonuç, şaşırtıcı biçimde adalet duygusunu tatmin ediyordu.

İşte bu noktada insan durup düşünmeden edemiyor:
Hukuk her zaman adaleti sağlar mı?

Çünkü oyunun doruk noktası olan tebeşir dairesi sahnesinde mesele tamamen çıplak hale geliyor. İki kadın, bir çocuğu kendilerine doğru çekmeye zorlanıyor. Bu, bir mülkiyet meselesi değil; bir vicdan sınavı.

Ve sonuç…
Çocuğu çekmeyen kazanıyor.

Bu karar, teknik anlamda hukuki olmayabilir. Ama hakkaniyet duygusunu en güçlü şekilde ortaya koyan sonuç belki de tam olarak budur. Çünkü gerçek sahiplik, bazen sahip çıkabilme iradesinde değil, zarar vermeme sorumluluğunda saklıdır.

Bu sahne, yalnızca bir tiyatro anı değil; aynı zamanda hukuk eğitimi açısından canlı bir örnek niteliğindeydi. Velayet uyuşmazlıklarından sosyal devlet tartışmalarına kadar pek çok alanda karşımıza çıkan o temel gerilim—hukuk ile hakkaniyet arasındaki mesafe—bu oyunda son derece yalın ama çarpıcı bir şekilde görünür hale geldi.

Oyun sona erdiğinde salonda oluşan sessizlik, aslında herkesin aynı soruyla baş başa kaldığını gösteriyordu.
Ardından, davete icabet eden Girne Amerikan Üniversitesi Hukuk Fakültesi seyircileri olarak sahneye çıkarak sanatçılara çiçek takdim ettik.
Bu an, yalnızca bir teşekkür değil; aynı zamanda bu güçlü anlatıya duyulan saygının bir ifadesiydi.
Bu noktada şunu da özellikle belirtmek gerekir ki sahnede ortaya çıkan bu güçlü etki yalnızca metnin derinliğinden değil aynı zamanda çok katmanlı bir emeğin ürünüdür. Nitekim oyunun taşıdığı düşünsel yoğunluk sahne üzerinde hayat bulan kolektif bir çalışmanın sonucudur.

Bu çerçevede oyunda rol alan Zehra Evliya Parıldak, Ulaş Öğüç, Diren Özdoğal, Ali Şaşkara, Cevahir Caşgir Hadımcı, Çağda Özsoy, Özlem Özkaram, Deniz Aslım, Gözde Öner, Kurtuluş Altaylı, Pınar İnandım, Yıltan Kahraman, Mehmet Davutoğlu, Mehmet Samer, Hüseyin Kombaycı ve Nazım Bayraktaroğlu’nun sahne performansları anlatının duygusal ve düşünsel yükünü başarıyla taşımaktadır.
Yönetmen yardımcılığını Halit Tümkan ve Diren Özdoğal üstlenirken dramaturji Füsun Ataman tarafından yürütülmüş; dramaturji asistanlığını Ayla Çağla Öztaşcı, Kurtuluş Altaylı, Gözde Öner ve Suzan Polat gerçekleştirmiştir. Koreografi İçim Ağlamaz’a, koreografi asistanlığı Çağda Özsoy’a, reji asistanlığı Ayla Çağla Öztaşçı’ya aittir.
Dekor tasarımı Halil Akarsu, kostüm tasarımı Ali Moda, kostüm tasarım asistanlığı Tamer Can Özçimen tarafından yapılmış; ışık tasarımı Günel Hamis ve Diren Özdoğal tarafından üstlenilmiştir. Aksesuar tasarımı Kezban Akşit’e, afiş, broşür, heykel ve kukla tasarımı Naz Atun’a, fotoğraf ve video çalışmaları Uğurcan Bayraktaroğlu’na aittir.
Oyunun özgün bestesi Seren Coşaner tarafından hazırlanmış olup müzikte Umut Zeytin, Seren Coşaner ve Ulaş Öğüç yer almaktadır. Proje sorumluluğunu Diren Özdoğal üstlenmiştir. Teknik ekipte dekor uygulamada Günel Hamis, Yalçın Arıcı, Ali Keçecioğlu ve Uğurcan Bayraktaroğlu; ışık uygulamada Günel Hamis; efekt uygulamada Uğurcan Bayraktaroğlu görev almış; sahne amirliğini Melik Bektaş, turne amirliğini ise Halit Tümkan yürütmüştür.

Bu geniş ve disiplinli kadronun ortaya koyduğu çalışma oyunun yalnızca izlenen değil hissedilen bir deneyime dönüşmesini sağlamaktadır.

Salondan ayrılırken zihnimde tek bir cümle kaldı:

Hukuk, her zaman adaleti garanti etmez.
Ama adalet arayışı, hukukun varlık sebebidir.

Ve bazen adalet, bir kararda değil;
bir çocuğun elini bırakabilme cesaretinde ortaya çıkar.


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR     Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
 
   
 
Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
 
  GÜNÜN MANŞETLERİ
Bakan Mevlüt  Çavuşoğlunun En Acı Günü

Bakan Mevlüt Çavuşoğlunun En Acı Günü

  BYTURCO MEDYA'DAN HABERLER
 
  Gençlerimiz İçin Sevgi, Saygı ve Vicdan Seferberliği Şart
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR
 
 
Gençlerimiz İçin Sevgi, Saygı ve Vicdan Seferberliği Şart
 
Mehmet Kesim
 
 
Yeni Dünya Aranıyor
 
Prof.Dr.Ata Atun
 
 
Geleceğin İnşası: Adaleti ve Vicdanı Gençlerin Kalbine Ekebilir miyiz?
 
İREM KESİM
 
 
İnsanlık Hali
 
Hüseyin Kaya
 
 
KKTC'DE YEREL SEÇİM HEYECANI
 
Reşit KESİM
   
  Alkışlar Turgül Tomgüsehan İçin  
   
  Yılmaz Erdoğan  
  FOTO GALERİ
Güzeller Güzeli Rus Spor Spikeri, Sosyal Medyaya Damga Vuruyor

Güzeller Güzeli Rus Spor Spikeri, Sosyal Medyaya Damga Vuruyor

   
  BONNE VIE Dergisi  
   
  ​Mehmet Akif Alakurt  
  ÇOK YORUMLANANLAR
 
  Bak Sen Sıla'ya!
  FACEBOOK'TA BYTURCO
  TWITTER'DA BYTURCO
  ANKET
     
 
Düzenli Olarak Spor Yapabiliyor Musunuz?

Evet
Hayır

Sonuçlar Anket arşivi
 
     
 
 
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene EKle
 
 
  •Antalya
  •KKTC
  •Türkiye
  •Dünya
  •Spor
  •Özel Röportaj
 
 
  •Siyasiler
  •Yaşam
  •Çeşitli
 
 
  •Spor
  •Magazin
  •Antalya
  •KKTC
  •Türkiye
  •Dünya